Çocukluktan beri arkadaşsınız. Yıllar içinde ayrı düşmüşsünüz. O yurt dışında uzun yıllar çalışmış. Sen gazeteciliğin labirentlerinde debelenmişsin. Sonra gün gelmiş bıraktığınız yerden devam etmeye başlamışsınız.

Çocukluktan beri arkadaşsınız. Yıllar içinde ayrı düşmüşsünüz. O yurt dışında uzun yıllar çalışmış. Sen gazeteciliğin labirentlerinde debelenmişsin. Sonra gün gelmiş bıraktığınız yerden devam etmeye başlamışsınız.

Prof. Dr. Mithat Melen’le yarım yüzyıldan uzun süren dostluğumuz böyleydi. Pek çok sivil toplum kuruluşunda toplantılara katılmış, birbirimize akıl hocalığı yapmıştık. Keskin, analitik bir zekası vardı. Bir toplantıda konuşulanları anında özetler, ana fikrini hemen çıkarırdı.

Pek çok kez dünya başkenti Washington’da üst düzey Amerikalı bürokratlar ve siyasilerle tartışmalarımız olmuş, Türkiye algısının yurt dışında yanlış yerlere götürülmemesi için epeyce çaba harcamıştık. Bu görüşmelerde muhataplarla sert tartışmalarımız olduğunu dün gibi hatırlıyorum. Her toplantı çıkışında da kulağıma eğilir en alaycı haliyle ”Adamları nasıl yerine oturttuk ama,” derdi.

Birlikte olduğumuz bu toplantılardan bir iki anekdotu  da sizlerle paylaşayım dedim. Mesela:
2002...
Devamını okumak için tıklayın

Yurt - Yurt gazetesi köşe yazarları - Leyla Emeç Tavşanoğlu - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun son yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun son köşe yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun yazıları - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun bugünkü yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun bugünkü köşe yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun dünkü köşe yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun köşe yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun dünkü yazısı - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun tüm köşe yazıları - Leyla Emeç Tavşanoğlu'nun tüm yazıları - Leyla Emeç Tavşanoğlu yazıları