HOŞGÖRÜDEN SEVGİYE

Hamdi Topcuoğlu

14 Şubat 2020

“Hoş”, Farsça bir sözcük. Göze uygun, güzel anlamında dilimize yerleşmiş. Tek başına kullanıldığı gibi başka sözcüklerle de birleşerek kullanılıyor: Hoşnut, hoşsohbet, hoşgörü; hoşça bakmak, hoşça görmek, hoş görmek... Bir şeyi olumlu bakış açısıyla değerlendirmek, ondan olumlu/güzel sonuçlar çıkarmak anlamında söylenen sözcükler bunlar.

“Hoş”, Farsça bir sözcük. Göze uygun, güzel anlamında dilimize yerleşmiş. Tek başına kullanıldığı gibi başka sözcüklerle de birleşerek kullanılıyor: Hoşnut, hoşsohbet, hoşgörü; hoşça bakmak, hoşça görmek, hoş görmek... Bir şeyi olumlu bakış açısıyla değerlendirmek, ondan olumlu/güzel sonuçlar çıkarmak anlamında söylenen sözcükler bunlar.

Cemal Süreya, “Hoşgörü Hoşgörü” adlı denemesinde “... Nedir hoşgörü?” diye sorar ve arkasından da bir şairden çok, filozof edasıyla ekler: “Anlayışlı davranmak mı? Özürlü bulmak mı? Bağışlamak mı? Katlanmak mı? İşi çekimserliğe vurmak mı? Hiçbiri değil. Daha doğrusu bunların hiçbiri olmamalı. Hoşgörüyü bir özgürlük araştırması, bilinçli bir seçme işi olarak görmek gerekir.”
 

Cemal Süreya’ nın dileğine katılmamak olanaksız. Ne var ki bu, ha deyince kazanılacak bir değer değil.

“İsa’ya biri bir tokat atmış. O da öteki yüzünü çevirmiş tokatlasın diye.”

Hoşgörü, bu yönüyle ba...
Devamını okumak için tıklayın