Ülkenin şuan geldiği durum 1919 şartlarını anımsatıyor adeta. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç yaşamadığı bir döneme girmiş, iç ve dışta meydana gelen vahim hadiseler ülkeyi parçalanmanın eşiğine getirmiş durumda.
Ülkenin şuan geldiği durum 1919 şartlarını anımsatıyor adeta. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç yaşamadığı bir döneme girmiş, iç ve dışta meydana gelen vahim hadiseler ülkeyi parçalanmanın eşiğine getirmiş durumda.
Ülkenin doğusunda neler olup bittiğini orada yaşayanlar daha iyi biliyor. Yaşamayanlar ise medyanın ve iktidarın göstermek istediği şekilde algılıyor.
Medya ve iktidara göre bölgede yaşananlar küçük çaplı, üç beş teröristin yaptığı eylemler ve devlet kontrolü sağlamış durumda. Oysa Doğu ve Güneydoğu’da can ve mal güvenliği kalmamış, vatandaşlar, PKK ile devlet arasındaki çatışmada kalmış ve ölmemek için adeta göç etmek zorunda kalmış vaziyetteler. Bir kısım insanımız ise yine ölmemek için evlerine kendi kendilerini hapsetmiş durumda.
Bölgede görev yapan öğretmen, sağlık personeli ve diğer kamu görevlileri ise bölgeden hükümetin emri ile kaçıyor.
Kendini Kürt olarak tanımlayan, gerçekte ise bölgeye yaklaşık iki yüz yıl önce gelip yerleşen Yahudi ve Ermeniler i...
Devamını okumak için tıklayın