Kulluk bilinci ve toplum

Hüseyin Emanet

13 Ocak 2017

Yaratılışımızın gayesidir kulluk. Ömrümüzün her noktasında var olan kulluğu, ne kadar önemsiyor ve ne kadar gereğini yerine getiriyoruz? Toplumun hangi kesimine sorarsak soralım, kul ve kullukla ilgili söyleyecekleri mutlaka vardır. Değişik tarif ve yorumla karşılaşmamıza rağmen, ortak noktanın varlığını yakalamak hiç de zor olmayacaktır. Bu ortak çizgi doğrultusunda kulu; Yüce Allah (c.c.)’a karşı ibadet, sadakatle sorumlu ve yükümlü olan insandır diye tarif etmek mümkündür.

Yaratılışımızın gayesidir kulluk. Ömrümüzün her noktasında var olan kulluğu, ne kadar önemsiyor ve ne kadar gereğini yerine getiriyoruz? Toplumun hangi kesimine sorarsak soralım, kul ve kullukla ilgili söyleyecekleri mutlaka vardır. Değişik tarif ve yorumla karşılaşmamıza rağmen, ortak noktanın varlığını yakalamak hiç de zor olmayacaktır. Bu ortak çizgi doğrultusunda kulu; Yüce Allah (c.c.)’a karşı ibadet, sadakatle sorumlu ve yükümlü olan insandır diye tarif etmek mümkündür.

Kulluğun idrakinde olmak, fert için olduğu kadar toplum için de vazgeçilmezlerdendir. Toplumu fertsiz, ferdi toplumsuz düşünmek mümkün değildir. Fert ve toplum, istenilen seviye ve özellikte bir ve beraber oldukları zaman, dünya ve ahiretin imarı açısından mükemmel bir oluşum ortaya çıkacaktır ki, belki de bugün millet olarak en çok ihtiyacımız olan da budur. İnanç ve kültürümüzün gereği gibi birlikteliği, milletimizi huzur ve refaha ulaştıracaktır. İhtiyacımız olan bu kucaklaşmanın tam da temelindedir...
Devamını okumak için tıklayın