Ümmet partiye sığar mı?

Kâzım Güleçyüz

12 Temmuz 2019

Görünen o ki, önce 31 Mart, ardından 23 Haziran, siyasetteki taşları yerinden oynattı.

Görünen o ki, önce 31 Mart, ardından 23 Haziran, siyasetteki taşları yerinden oynattı.

17 yıllık rakipsiz iktidarın tılsımı, AKP İstanbul’u kaybedince bozuldu. Partide çoktandır devam eden ve tek adam rejimine geçişle birlikte yığılarak kızışan iç kaynama iyice açığa çıktı ve AKP bölünmenin eşiğine geldi.

Ne zamandır “Trenden inenler bir daha binemez, bizden ayrılanlar tarih olur” gibi sözleri tekrarlamaya devam eden Erdoğan, Ali Babacan’a verdiği “Ümmeti parçalamaya hakkınız yok” ültimatomu ile bunu da ikrar ediyor.

Böylece aynı zamanda kendisini “ümmetin lideri” olarak gördüğünü de ifade etmiş oluyor.

Ne var ki, Üstad Bediüzzaman’ın “Bahr-ı umman bir testide sığışmaz” dediği gibi, koca bir ümmet de bugün var yarın yok bir partiye hapsedilemez.

Dahası, “ümmetin lideri” denildiği takdirde birçok şeyin kapağı açılır ve sorgulamaları başlar.

İlk akla gelenlerden bazıları:

Ümmetin kendi ülkesinde yaşayan mensuplarından, kendisine biat et...
Devamını okumak için tıklayın

Yeni Asya - Yeni Asya gazetesi köşe yazarları - Kâzım Güleçyüz - Kâzım Güleçyüz'ün son yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün son köşe yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün yazıları - Kâzım Güleçyüz'ün bugünkü yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün bugünkü köşe yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün dünkü köşe yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün köşe yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün dünkü yazısı - Kâzım Güleçyüz'ün tüm köşe yazıları - Kâzım Güleçyüz'ün tüm yazıları - Kâzım Güleçyüz yazıları