Kitap sahifelerinde okuduğumuz halde idrak edemediğimiz hakikatler, mezar taşlarında kafamıza dank eder.

Kitap sahifelerinde okuduğumuz halde idrak edemediğimiz hakikatler, mezar taşlarında kafamıza dank eder.

Ölüm bir mürşid olur, bizi irşad eder. Hayatında abdest almayan bir nadan, ölümle adem kapısında ebediyete giderken perişandır. Zorla abdest aldırırlar, başını secdeye kaldırırlar.

Cami ve cemaati hayatının yokları arasında kaybeden bir beynamaz, eninde sonunda kaçtığı randevuya getirilir. Musalla taşı bir minber olur, lisanı halle son hutbeyi okur ruhsuz bedene.

Yıllarca dinden, dindardan köşe bucak kaçan sonunda dindarların referansına muhtaç hale gelir. Bütün ömrünü malayani şeyler peşinde tüketen, şeytanî mekânlarda çarçur eden sefihler, varlık merdivenlerinden yokluk zeminine ulaştıklarında adalet-i İlâhiyeyle yüz yüze gelirler. Dünyada sefa sürenlerin, dün üzerinde tepindikleri yerlerin altında yatmak, ne hazin bir son. Ömürleri cami ve cemaate yavan olan, ezanların kutlu dâvetine kulak tıkayanların, kelepçelerle camiye getirildiği zaman dilimidir ölüm....
Devamını okumak için tıklayın

Yeni Asya - Yeni Asya gazetesi köşe yazarları - Hanefi Örnek - Hanefi Örnek'in son yazısı - Hanefi Örnek'in son köşe yazısı - Hanefi Örnek'in yazıları - Hanefi Örnek'in bugünkü yazısı - Hanefi Örnek'in bugünkü köşe yazısı - Hanefi Örnek'in dünkü köşe yazısı - Hanefi Örnek'in köşe yazısı - Hanefi Örnek'in dünkü yazısı - Hanefi Örnek'in tüm köşe yazıları - Hanefi Örnek'in tüm yazıları - Hanefi Örnek yazıları