Sayılı ömür günleri içerisinde hayattan aldıklarımız, hissettiklerimiz, sevincimiz, üzüntümüz; hepsi bizim hayata nasıl değerler ve düşünceler içerisinde baktığımıza göre şekil almakta.

Sayılı ömür günleri içerisinde hayattan aldıklarımız, hissettiklerimiz, sevincimiz, üzüntümüz; hepsi bizim hayata nasıl değerler ve düşünceler içerisinde baktığımıza göre şekil almakta.

Sık duyduğumuz bardağa dolu ya da boş yönünden bakmak, Polyanna olmak ya da olmamak meselesi. Ya da bir başka deyişle mana-i harfi ile görebilmek kâinatı; hikmeti okuyabilmek, şerrin arkasında dâhi hayrın bulunduğunu fark edebilmek meselesi.

Bu bakış açısını kazanmak sebeplere dayanarak, göze görünenin arkasını, esasını göz ardı edip ayrıntısını kestiremeyen fani dünya görüşünden sıyrılmayı başarmakla mümkün olabilmekle beraber; gaflet diye adlandırabileceğimiz bu perdeyi kaldırabilmek her zaman kolaylıkla gerçekleşemiyor. Ancak bu farkındalık olayı ufak bir düşünce ve odakla da gerçekleşebilen kolay bir durum aynı zamanda.

Burada bahsettiğimiz farkındalık, bakış açısı yönünden aklımda yer edinen bir örneği paylaşmak istedim. Âşikârdır ki evlât acısı, evlâdını kaybetme hâli bu dü...
Devamını okumak için tıklayın