Ferruh Taşkıran kardeşimin ardından

Fatih Yargı

26 Haziran 2017

Ferruh, cemaatimizin içinde doğup büyümüştü.

Ferruh, cemaatimizin içinde doğup büyümüştü.

10 yaşında iken tesbihatın tamamını ezberden okurdu. Çok fedakâr ve çok cefakâr biriydi. Hayat onu bir yerden bir yere savurmuştu. Çok zor günler geçirdi. O adeta acıların çocuğuydu. Ama hep haline şükreder ve hiç şikâyet etmezdi. Bir ara benimle çalışmıştı. “Ferruh yemek yedin mi?” diye sorduğumda “Yedim abi” derdi. Ne zaman diye sıkıştırdığımda “Abi dün yedim ya” derdi. Ben de ona çocuklar gibi her sabah ve akşam yemek yedin mi Ferruh diye sorardım.

Maaşını verdiğimde “Abi bu çok hem gerek yok ki” derdi. Üstadın dediği gibi ya hayat ona küsmüştü ya da o hayata.

Arkadaşı için, tanıdığı için, öl de ölürdü.

O, bu dünyaya garip geldi, garip gitti. Hepimiz öyle değil miyiz zaten?

Ölmeden bir gün önce Kadir Gecesinde iftara gelmişti vakfımıza.

Gelir gelmez sarılıp halimi hatırımı sormuştu. İftardan sonra tekrar gelip elimi sıktı. Giderken de tekrar yanıma geldi ve tekrar tokalaştık. 

Bir gecede...
Devamını okumak için tıklayın