Kâinatın yaratılış gayesi muhabbettir. Kâinatı var eden, anlamlandıran, güzelleştiren şey sevgidir.

Kâinatın yaratılış gayesi muhabbettir. Kâinatı var eden, anlamlandıran, güzelleştiren şey sevgidir.

Kâinatın neresine bakarsak bakalım sevgiden yoksun, sevgiyle yoğrulmamış hiçbir şey görmemiz mümkün değildir. Atomları bir arada tutan da insanları birbirine bağlayan da o sevgi bağıdır. İki hidrojenin bir oksijenle bağ yapmasını sağlayan şey de elbette sevginin ta kendisidir.

Peki gerçek sevgi neydi? Asıl sevmemiz gereken neydi? Sevgimize lâyık olmayan şeyler nelerdi? Üstad Bediüzzaman Mesnevî-i Nuriye de şöyle söylüyor, “Hatta bizzat nefsi kadar bir şeye sevgisi yoktur.” demekki insan başta nefsini seviyor. Sevgimize en lâyık olmayan şeylerden biriyle başlıyor sevgiye. Halbuki sürekli mücadele etmemiz gereken, terbiye etmemiz gereken şey nefsimizdir.

Sevgiye lâyık olmayan şeylerden birisi de fani ve geçici bu dünya. Ne kadar sevgi beslemeye çalışırsak çalışalım bu dünyadan gidecek olmamız o sevgiyi kısırlaştırıyor. O zaman bu dünyaya karşı beslediğimiz sevgi de ...
Devamını okumak için tıklayın