Ragıp Karadayı

"Babacığım, kardeşlerimin yanına gitmek istiyorum müsaadenle...
Çocuklar bir köşeye anne baba da bir köşeye çekilip kendi aralarında sohbete daldılar.   Anacığı, “hadi, ne duruyorsun?” der gibi göz işareti yapınca Ali, e...

Birden yerinden fırlayarak oğlunun boynuna sarıldı...
Ali ve annesi; avluya açılan kapıdan içeri girdiklerinde evdekiler pek şaşırdılar!..   Kadıncağız; “Ben bir şeyin sahibi olamadım; bari Ali’m, Ömer’im, Hatice’m ols...

"Ağlanacak hâlime gülüyorum değil mi?" diye söylenen Ali!.....
Başkaları yapsaydı kızacağı bir şeyi yapmamalıydı lakin bitkin ve çaresiz kalmıştı.   Yusuf: - Sabır hanım, sabır ve tevekkül… Çocuk, “ağrılarım geçti” diyor, se...

Çaresiz, kırgın, üzgün bir anne!..
Ali, biraz kendini zorlayarak yeni uyanmış gibi yaptı, gerindi. Gerinmesiyle ağrıları da arttı!..     Hasta yatağında yatan Ali, nasıl olmuşsa uyanmış, konuş...

"Hazret 'yâr hanesi' demekle hocasının dergâhını kastediyor"...
  "Dün gece yâr hanesinde yastığım bir taş idi,/Altım çamur, üstüm yağmur, yine gönlüm hoş idi…"   Yusuf Efendi anlatıyor, Hanımı da can kulağıyla dinliyor: -...

"Gül vereyim derken kafayı yarar, Kadı’nın kızında kusurlar...
“Eee, sen de amma uzun ettin be birader! Bu kadarcık kusur, kadı kızında da bulunur!..”   Yusuf Efendi, hanımına hikâyenin sonunu şöyle bağlamış: - İşte mesele o...

"Yani bana 'senin gibi biri mi' demek istiyorsun bey?!."
Hikâye bu ya; yakışıklı bir genç, bir gözü kör, bir ayağı topal ve sırtı da hafifçe kambur bir kızla evlenmiş!..   Yatsı namazı için hareketlilik çoktan başlamı...

Bir kez daha derin bir sıkıntıyı atlatmıştı koca yürekli ana...
Geldikleri şehrin köy görünümlü kenar mahallesinde derme çatma bir evde yaşıyorlardı...   Bunca güzelliklere rağmen o anlaşılmaz tiz sesleriyle avaz avaz gaklayan...

"Böyle durup ölmesini mi bekleyelim yavrumun?.."
"Tövbe de hanım! Bütün sebeplere yapışalım; sonrasını Allahü zülcelâle tevekkül edelim..."   Kadıncağız kocasına bakarak iç geçirdi: - Canım evladım elimizden uç...

Hangi dağın çiçeğini koklasam, Arı ağlar, kovan ağlar, bal a...
  Şükriye anne, canından can Ali'ciğinin alnında birikmiş boncuk boncuk terlerini sildi...   Sisler arasında köyüne gidiyor ve tanıdığı arkadaşlarını görüyordu A...

Feryat ederek uyandı gecenin köründe!..
         RAGIP KARADAYI’NIN YENİ ROMANI: KÖY SİMİDİ/KÜÇÜK ÇOCUK KOCAMAN BİR YÜREK       Bir rüya değildi ne yazık ki, kocaman bir kâbus görüyordu küçük A...

Doksanüç Harbi'nden, bize hatıra, Nene Hatun Türk'e, sultan...
Anadoluyu bizlere ebedî vatan kılan şehit ve gâzilerimizi bir kere daha rahmetle yâd ediyoruz...   Müslüman Türk kadını, onun hayat hikâyelerini okuyarak kendini ke...

Nene Hatun, dolu dolu bir hayat sürüp huzurla gözlerini kapa...
O zor dönemlerde gözyaşlarıyla yaşadıklarını şimdi bizler; buruk bir tebessümle anlatıyoruz.   Tanımadığı, görmediği, bilmediği bir binek gelir Hak katından, itinay...

Nene'nin dilinde Kelime-i şehadet, kulağında ise evlatlarını...
Ne müthiş âlem yâ Rabbim; ey dost, âşıkların hakiki hayatı ölümden sonra başlar.     Neticede; sevda, aşk, muhabbet, huzur, saadet dolu koca bir hayat bırakır in...

Nene'nin dilinde Kelime-i şehadet, kulağında ise evlatlarını...
Ne müthiş âlem yâ Rabbim; ey dost, âşıkların hakiki hayatı ölümden sonra başlar.     Neticede; sevda, aşk, muhabbet, huzur, saadet dolu koca bir hayat bırakır in...

Etrafına toplanan komşulara tabyaları anlatırdı her fırsatta...
Bir uzun ömür sürer kötülerle, zalimlerle, bütün din ve devlet düşmanlarıyla. Mücadele içinde mücadele…    Dağ havalarını teneffüs edip kekik kokan kuzu etleriyle b...

Etrafına toplanan komşulara tabyaları anlatırdı her fırsatta...
Bir uzun ömür sürer kötülerle, zalimlerle, bütün din ve devlet düşmanlarıyla. Mücadele içinde mücadele…    Dağ havalarını teneffüs edip kekik kokan kuzu etleriyle b...

Gözyaşlarını sır gibi saklamış içine akıtmıştı sadece......
Tam dini bütün bir Müslüman ve özbeöz Türk evladıydı Nene Hatun.   Eminkurbi Mahallesi, Kına Sokak, Otuzbeş numaralı, ikinci katı çıkma, kafesli kadîm bir Erzurum h...

Erzurum, dadaş ve Nene Hatun ayrılmaz üçlüydü hiç şüphesiz.....
Bütün sevdikleri, abâ-i ecdatı ve gönlünün sultanı buradaydı her şeyden önce...   Harp biteli seneler olmuştu. Ak pak, selvi endâmlı gazi gelin, Nene Hatun, muvaffa...

Erzurum, dadaş ve Nene Hatun ayrılmaz üçlüydü hiç şüphesiz.....
Bütün sevdikleri, abâ-i ecdatı ve gönlünün sultanı buradaydı her şeyden önce...   Harp biteli seneler olmuştu. Ak pak, selvi endâmlı gazi gelin, Nene Hatun, muvaffa...