Ragıp Karadayı

“Hafız olduğumu nereden biliyorsun Bey Dayı?.."
"Evlat, öyle düşünmekte haklısın! Bu kömürü başka türlü satamazsın! Boşuna mı konuşuyorum sanıyorsun?"     Ültimatom verir gibi diyeceklerini saydı döktü...

“Hafız olduğumu nereden biliyorsun Bey Dayı?.."
    "Evlat, öyle düşünmekte haklısın! Bu kömürü başka türlü satamazsın! Boşuna mı konuşuyorum sanıyorsun?"     Ültimatom verir gibi diyeceklerini saydı d...

"Her şeye rağmen hislerime hâkim oldum"
Bu kadar zor ve ilk defa yaptığım işlerle cedelleşirken vaktin de ucunu epey kaçırmıştım...   Haftalardır gece gündüz birlikte olduğumuz yol arkadaşlarımın çok iy...

Yemek, ziyafete dönüşmüş çaylar da demlenmişti...
Lütfü Hoca: "Askerden henüz yeni gelmiştim. Evlendirilmem düşünülüyordu. Düğün için para lazımdı..."    Dıştan duyulmaz, gizli bir huzur yayılıyordu etrafa... Sel...

Alabildiğine lapa lapa kar yağıyordu dışarıda...
  Lütfü Hoca, muhtevayı geri plana iterek bir tek görüntü veya duruma farklı düşüncelerin açtığı farklı pencerelerden bakmayı, farklı açılardan yanaşmayı beceriyor...

"Hocam bu hususta imtihanımız zor! Hanımlarımız bizi affetsi...
"Herkese bilhassa hanımlarımıza da iyiliği sayarak değil saçarak yapmalıyız ki iyi bir Müslüman olalım..."   Cafer Ağa: - Hocam siz de tam bu yazılanlara uyg...

“Dadaş emmi, ben de bu bölgenin uşağıyım..."
"İyilikler kaybolmaz Cafer Ağa. Cenâb-ı Allah’ın en sevdiği fiillerimizin başında yine onun kullarını sevindirmek var..."   Osman Efendi, heyecanla askerlik hat...

"Azığımızı tilkiler mi, kuşlar mı aşırdı göremedik Hocam!.."...
"Hocam o arkadaşlar çok haklıymış. Ben de ölsem kimseden bir şey isteyemem. Başımdan çok geçti benzer hadiseler..."   Lütfü Hoca: - Yiyeceğimiz aş ekmek, içeceği...

"Nereden aklınıza geldi bize yemek göndermek Hocam?"
"Güneş tepemizde... Keçesorlular müsaade isteyip evlerine gidince ben de uzaktan Kâmil Baba’nın türbesine yöneldim..."     1955 senesinin ağustos ayı... Ağır...

Bugün sohbet erken başladı...
Lütfü Hoca, kardeşi de gelmişken onun şahit olduğu bir hadiseyi anlatmayı planlamıştı bu akşam ziyafetinde.   Soğuktan çok gözün ve özün birlikte farkına vardığı bi...

Kenardan temaşa etti o enfes manzarayı Lütfü Hoca...
Gözlerinin bir çift yağız atlı gibi ufuk hattına doğru gönül rahatlığıyla koşturabildiği bir yerdi Verintap...   İstanbul’dan geldikten sonra aylardır bıkmadan us...

"Efe hazretleri gelip ayağınızı sığadı, sahiplendi talebesin...
"Manevi cilveler efendim. O deryaya girersek kulaç atamayız, boğulur gideriz. Efem’in bir ilahisini gecenin hediyesi olarak okuyayım..."   Lütfü Hoca: - Mirze ...

Büyük hadiseler böyle küçük şeylerden başlıyor zaten......
"Eğer öyle yapmasaydınız; silahlanıp gelecek bizim köyü, yaylayı basacaklar, şu veya bu şekilde intikamlarını alacaklardı..."   Lütfü Hoca: - Hasan Ağa, Hasan ...

“Hoşovlular Hocamızı vurmuş” deyip Keçesor ayağa kalkmış!...
"Mübarek Efe hazretlerinin eline benzettiğim bir el geldi yaralı bacağımı sığadı, kayboldu. Ne ağrım sızım kaldı, ne de kan akışı."   Lütfü Hoca: -Mirze Be...

Gülbeyi'nin belinde kocaman bir tabanca görünüyordu!.....
"Soba yeni tutuşturulmuştu. Üzerine, su dolu bir güğüm koydum. Sabah namazına kalkınca ılık su hazır olsun diye düşünüyordum!.."   Lütfü Hoca: - Vakit geçi...

"Komşular, bu akşam niçin geldiğinizi biliyorum..."
Bizim hanım, talebelerin ekmeklerini pişirir, yemeklerini yapar, elbiselerini yıkardı. Kendi evlatlarımızdan ayırt etmezdik.   Bu kadar konu komşu o meseleyi ca...

Anlatacaklarını pek merak ediyorlardı!..
Keçesor’daki hadiseyi duymayan yoktu ama herkes bir şeyler ilave etmiş veya eksiltmiş, farklı taraflara çekilmişti iş...     Gözlerini yine uzaklara dikti ...

Lutfiyâ zannetme dünya dâimdir. Gider bu güzellik sana da ka...
Bu kış akşamında Ayşe yengenin kartol hıngeli bol tereyağlı yenildi. Alvarlı Efe ilahilerinin biri bitip diğeri başlıyordu...   Haydar Ağa, bugün coşmuştu. İçerin...

Gri bulutlar, toprak damdaki tayalara yakın uçuşuyordu!...
Adam boyu kar yığılı sokak aralarından geçerken gözüne fılik papaklı adamlar, ucu bulutlara yükselecekmiş gibi tüten bacalar takılıyordu.     Karda dolaşam...

“Sıcak bir ev, huzur ve saadetin yarısı sayılır…”...
Köyde kış, ne yaparsan yap yarı yarıya donmak demekti. Lütfü Hoca, mevsim ayırımı yapmasa da oldum olası soğuktan korkardı.     Lütfü Hoca: - Aklımın, kal...