Fadıl Öztürk

:51
Gelin kendimizi ihbar edelim
Devlet bize verilen adlarla bizi arayarak kapılarımızı kırıp evlerimizi basıyor. Yakalanmamızı başka, yargılanmamızı başka, ceza almamızı başka, verilen cezayı yatmamızı ...

:52
'Taht bir yana, şah bir yana...'
Her birimiz evde pişen yemeğe kaşık sallayıp bir günü diğerine bağlarken, dakika dakika yoksullaştıkça, hayallerimiz de o oranda küçülerek ‘Bunlar gitsin de, ne olursa...

:89
Demirtaş...
Biliyorsunuz zaten, sadece Selahattin Demirtaş değil içeride tutulan. Onu politik hayatında tanıyan, duyan, merak eden, kendi düşüncelerini onunla sessizce eşitleyen, kış...

:22
Her yıl bir kere öldürülüyordu
Kısa boylu, zayıf ve bir o kadar da sessiz bir adamdı. Kısa boylu, zayıf ve bir o kadar da sessiz olan Nuri Amca, şehrin orta yerinde her yıl bir kere bütün ahalinin gözl...

:33
Kahırla yaşıyoruz...
Onlar gibi düşünüp davranmadığımız için her birimiz değil okuldan uzaklaştırma, sınıfta bırakılma anlarımızı, okuldan atıldığımız zamanları, geri dönüp asla telafi edemey...

:39
Kadınlar ve Kürtler...
Biri insanlığın ülke, kıta demeden her yer ve her renkte var olan bir cinsi; diğeri dünyanın bir bölgesinde dört ülke tarafından bölünmüş coğrafyada doğmuş bir ulusu. Her...

:27
Bilmesinler...
Normal bir günde, normal bir insan gibi uyanıyorum yeni güne. Çay, kahve, kahvaltı, haberlere göz atmak vesaire. Cami hocası olmadık bir anda başını balkondan evimizin ta...

:72
Hayale kurşun işlemez...
Maden işçilerine... Konuşulan yerde dudaktan çıkar çıkmaz bize, sistemle dertleri olanlara dokunmadan uçup giden bir dil mi, yoksa ulaştığı her yerde insan...

:27
Ölüye sayıyorlar bizi...
Beni gün diye saymışlar ömrüme. Seni ay, diğerini yıl diye sayıp duvarların gerisine koydular. Uzağa, en uzağa, yolların gerisine, dağıtılmış hayatların ucuna att...

:54
Bir kuş havalansa... Mehmet Çetin’in anısına...
Onlar yılan değillerdi, ne kertenkele, ne kırkayak, ne de solucan... Kuşlar gibi uçup, balıklar gibi suda yaşamayan; tanrılara göre kul, devletlere ...

:45
Hıdır Bozyiğit
Dünya gövdesi ve dünyayı kanatları altına almış dallarıyla kocaman bir ağaçsa, her birimiz gibi Hıdır da o ağacın bir yaprağıydı. Mevsimi geldi ağaç yaprağını yere bırakt...

:17
Mülteci olduk kendi hayatlarımızda...
Annem ve arkadaşlarını yazlık sinemaya götürdüğümün ertesi günü, kadınlar kendi aralarında ‘Film başlarken ağlamaya başladım, film biterken ağlayarak çıktım sinemadan.’ y...

:23
Diz çökmek mümkün mü?..
Bizi sürdükleri bir cephede, işe giderken ansızın bir sokakta, bir yürüyüşte patlayan bir sloganın ardından düşen tetikle öldürülmek ya da öldürülecek olmak hayatımıza bi...

:19
Taraf olmak...
Bir savaşın tarafları, tarafların taşıdıkları bayraklar, konuştukları dil, haritada kapladıkları alan hiç önemli değildir. Bir savaşta ilk önce orada yaşayanlar yaşama um...

:22
Olağanüstü normalleşme...
Olağanüstü haller normalleştikçe bir müddet sonra bir kısmımız tepki gösterir halde kalsa da, geriye kalanların büyük çoğunluğu istemeye istemeye de olsa o yasaklı hale a...

:36
Acımızın diline düşürdüler bizi...
Hayal varken, şen şakrak yaşamak varken, bir günden diğerine tasarlamadan geçmek varken; bir günü diğerinden, bir mevsimi diğer mevsimden, bir insanı diğer insandan ayırm...

:23
Ölüm ağacı...
Şimdi yağmur yağsın! Örtsün gözyaşlarımı ya da gök gürlesin, şimşek çaksın. Öfkemi, kırılmamı, ter gibi yüzümden akan kederimi doğal bir hal olarak göstersin. Başka ne iş...

:19
Hatırlıyorum...
İnsan dağla, başını alıp gitmekle, gurbetle, yakasına asılmış acılarla, gözlerinde kalmış yurduyla, hep geleceğe ertelediği hayallerle tamamlamasın kendini. İnsan insanla...

:52
Gidelim...
Çok içeride kaldık, kendimizden de dışarı adım atarak çıkıp gidelim. Sadece evden çıkıp gitmekle kalmayalım. Ölümün övülerek yüceltildiği, hayatın gittikçe anlamın...

:29
Terzi yeni bir yüz dik hepimize...
İnsan yüzü ki en eski alfabedir. Yüzümüze bakanların harabeye çevrilmiş geçmişimizle değil, hayal ve umutla beslediğimiz geleceği okusunlar yüzümüzde. ...