Ali Hakkoymaz

:10
Yıldız satın alamayan herkes fakirdir
Dağları okuyan adamın kitapları yıllar sonra dilden dile çevrilecekti. Çevrildi. Şehir onu oyalardı.  İlk, Nur Dağı’ndan nurlanmadı mı âlem!  Bu dağl...

:4
Hayatı okuma diploması - 11
Çam Dağı’nda hüznü sevincinin yolunu sık sık kesen bir adam... Mütevekkil, mütefekkir, esrarlı bir adam...  Korku nedir bilmez mi bu adam! Hani ekmek hani s...

:6
Hayatı okuma diploması - 10
Sana hapisleri, yazdık. Öyle bir yerde durmak yok!  Adın Said ya... Saadetli demek ya... Sana “ah” değil; “oh” demek yaraşır. Kitabında öyle yazmışsın ya: “...

:6
Hayatı okuma diploması (9)
Said Nursî’nin “makam”larına bayılıyorum. Ağaçların tepelerinde kulübecikler kurmuşluğuna... Onu da çok gördüler ki Çam Dağı’ndaki çam ve katran makamını da kesip attılar...

:12
Hayatı okuma diploması (8)
İlk insandan bu yana en dikkat çeken birkaç isimden biridir Said Nursî. Ne kadar “gizlenmek” istediyse olmadı. Lemaat’ında öyle diyor: “Meziyetin varsa hafa turabı...

:2
Hayatı okuma diploması (7)
Bir gün ne oldu; unutmuyorum. Çocuğum... Belki okula da gitmiyorum. Gecekondu bir evleri var. Onlardayım. Çok yakındık zaten; özellikle ben sık giderdim. Oğluyla b...

:6
Hayatı okuma diploması (6)
Siz hiç üzüm yediniz mi? Soru tuhaf gibi de değil... Veya şöyle: Üzümü nasıl yersiniz? Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, sözü hatırıma geldi. Demek farklı üslûplarda ...

:8
Hayatı okuma diploması (5)
Said Nursî ne yapıyordu? Okulların aksine; hayatı, düşünmeyi, gayreti bir elbise gibi giyinmişti. Hayret makamına kurmuştu tahtını.  O kendine bir dünya kur...

:2
Hayatı okuma diploması (3)
Said Nursî okullarda okutulması gereken iki dersin müfredatını bütün kitaplarında anlatır. Her şeyi içinde iki ders, ha! İlk ders: Marifetullah... O’nu bilmek ders...

:2
Hayatı okuma diploması (3)
Onu tanımakla kendimi tanıdığım adam; bir isme, bir resme, bir kimliğe, bir kereye, bir kareye sığacaklardan değil... Değil; hiç değil...  [Siz benim bunlar...

İstanbul’u kaybetmek
İstanbul’u arıyorum yıllardır. O eski şen şakrak martıları... İstanbul’u İstanbul yapan neydi? İstanbul’u arıyorum; neredeydi? Sokakları vardı...

:4
Şiiristanbul’dan Betonistanbul’a...
Adım başı kocaman “tırtankerler” İstanbul sokaklarında... Sebze-meyve kamyonları bile düne kadar şehre belli saatlerde girerdi. Ülkenin âcilen betonlanması gerekiy...

:6
Hürriyete bir bilet lütfen!
Hürriyet güzel bi’ şey kardeşler! İnsanlık buradan başlar. Kimse kimseye karışmaz. Gökyüzüne korkusuz bakılır buradan. Çocuklar masal gibi......

Sivil hayat özlemi
Ölümü unutunca başlıyor; yaşamanın hakikisini unutuşlar. Hiç gitmeyecekmişiz gibi dünyanın her ân koptu kopacak kulpuna (diplomasına, parasına, şöhretine, sevincine yasın...

:14
Hürriyet olmadan asla
Hürriyetin pahalı olduğu yerde, her şey pahalı; insan ucuzdur. Sevgili Oğlum, Hürriyetin olduğu yerlere korku giremez. Muhabbetin, hürmetin, samimiyetin, te...

:4
Kelimeler pusula/sı
“Alışkanlık icabı” kullandığımız kelimeler var; bunları “icabın alışkanlığı” haline getirdiğimizde... kelimelerin öteki seslerini de selâmlamış olmaz mıyız?!... Deneyelim...

:4
Bu eller miydi! (1)
Şu an elimde bir kitap var. Adı: Çocuk ve Allah. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın. “Allah” kelimesinin en çok kullanıldığı şiir kitaplarından olsa gerek. Bu Eller miydi! B...

:2
Her kelime bir ayna
Bir çiçeğin tedirgin, titrek aşkı kadar aşkın yoksa; aşk olsun! *** Ferhat da ırgattı; dağları deldi. *** Gereğin konuşulmadığı yerlerde... ko...

:9
Hayata yeni isimler takmak
Telâşa gerek yok; hakikat telâşsızdır; sen sussan da o konuşur. *** Oyunlarına güç yetmiyor; İçleri ayrı, dışları ayrı... Yaşadığımızı unuttur...

:15
Dilencinin mendili
Bitmez tükenmez bir dilenciliğim var benim. Açlığım, ihtiyaçlarım gözlerimin içine bakıyor; bense âcizliğimi anlamaktan âciz! Sermişim mendilimi ki... çevresi, her...