Abdüllatif Uyan

“Yâ Resûlallah, bu selâmı kime verdiniz?”
Zeyd bin Hârise (radıyallahü anh) şöyle anlatır: Bir gün Resûlullah Efendimizle birlikte oturuyorduk. Efendimiz, bir ara; “Ve aleykesselâm” dedi. Biz, kendisi...

“Ölürsem, yüksek sesle ağlamayın!”
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin son günleriydi. Sevdiklerini çağırdı ve; “Ölürsem, yüksek sesle ağlamayın!” buyurdu. Sevdiği bir talebesi vardı. Seyyid ...

"Burada bir kabir de bana kazın!"
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin dört oğlu vardı. Şihâbüddîn, Necmüddîn, Abdurrahman ve Behâeddîn “rahmetullahi aleyhim”. Şihâbüddîn Urfa'da vefat etti. Behâed...

İmtihan için gelmişti, talebesi oldu!..
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini çekemeyen bâzı din adamları, onu mahçup etmek için, başka bir şehirdeki Şeyh Yahya-yı Mezverî adında bir âlime mektup yazıp, maksatla...

"Yanımıza bir zulmet geliyor!"
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, bir gün talebeleriyle sohbet ediyordu. Bir ara sohbeti kesip talebelerine döndü. Ve onlara buyurdu ki: “Yanımıza, bir zulmet ...

“Bir namazı, özürsüz kılmayan kimse!.."
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sevdiklerinden Halil Efendi bir gün bu zâta gelip; “Efendim, hacca gidiyorum. Hac dönüşü size misafir olup inşallah yüksek himmet...

“Sizde bir emânet olacak!..”
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri zamanında Hacı Halil Efendi diye biri vardı. Bir gün hac yolculuğuna çıktı. Üsküdar'da biri çıktı karşısına. Ve sordu hemen: ...

"Benim hâlim, muhakkak o zâta malûmdur”
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri zamanında bir vâli, Abdülbâki adında bir kimseyi, Bağdat'a vazifeli olarak göndermişti. Abdülbâki Efendi, Bağdat'ta bir ay kaldı. ...

"Kadı Efendi! Bu adam katırımı çalmış!"
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, bir gün hacca gitmek üzere katırına binip çıktı Bağdat'tan. Şam'da mola verdi. Ama bir hâdise geldi başına. Bir adam, kadıya ...

"Efendim, ne olur bizi affedin!"
Bağdat'ta bir kişi, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerine düşmanlık besliyordu. Bir gün de taklidini yaparak alaya aldı bu büyük zâtı. Ama cezâsı gecikmedi. Aklın...

"Câmiden çıkınca saldıralım ona!.."
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, Hindistan'dan Bağdat’a döndüğünde, halk tarafından coşkuyla karşılanmışsa da onu haset edenler de vardı. Bu hasetçiler, bir gün top...

Âlimler önünde edeple diz çöktü!..
Mevlânâ Hâlid hazretleri Bağdat'a döndüğünde âlimler gelip edeple diz çöktüler önünde. Vakûr ve heybetliydi bu zât! Sohbete gelen, ayrılmıyordu. Cemaat her gün a...

Hak âşıkları ona koşuyordu...
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (rahmetullahi aleyh) hazretleri; Delhi'den ayrılıp, büyük bir velî olarak Bağdat'a dönünce, şehrin ileri gelenleri büyük bir ilgiyle karşıladılar ...

"Hâlid her şeyi alıp götürdü!"
Mevlânâ Hâlid hazretleri, hocası Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin himmetiyle yetişip kemâle gelmişti. Üstâdı bunu gördü. Ve icâzetini verip; “Ey Hâlid! Memleketi...

"Ey nefsim, boşuna sızlanma!.."
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, Bağdat'tan çıkıp bir senede Delhi'ye vardı. Delhi toprağına ayak bastığında sevincinden, yanında ne varsa dağıttı oranın halkına. ...

"Senin işin Hindistan'da hâllolur!"
(Dünden devam) Mevlânâ Hâlid hazretlerine, Mekke'de bir velî zât “Senin işin Hindistan'da hâllolur” demişti. Hindistan'dan bir genç geldi. Ve edeble arz etti ki:...

"Bir rehber bulsam gerek!"
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri, çok büyük bir velî idi. Yirmi bir yaşında âlim oldu. Tek düşüncesi, Medîne'ye varıp Resûlullahı ziyâret etmekti. Onun aşkıyla...

"Hemen hazırlanın, vaktimiz yok!"
Şems-i Tebrîzî hazretleri Konya’ya gelince, Hazret-i Mevlânâ onu görüp âşık oldu. İkisi bir odaya kapandılar. Bütün gün sohbet ediyorlardı... Fakat Mevlânâ hazre...

"Yâ Rabbî! Hâlim sana malûm..."
Şâbân-ı Velî devrinde biri, diğerine beş yüz akçe borçlu idi. Ve ödeyemiyordu. Alacaklı da sıkıştırıyordu! Bir gün yine gelip sıkıştırınca; “Biraz mühlet ver”...

Ateşi olmayan fırın!..
Evliyânın büyüklerinden Hamîd-i Aksarâyî hazretleri, bir gün fırından çıkarken Emîr Sultân hazretleriyle karşılaştı kapıda. Onu görünce durdu. Ayaküstü konuştular. ...