​​​​​​​Serenay Sarıkaya-Cem Yılmaz aşkında neler oluyor?

Batuhan Çolak

25 Şubat 2020

Bu köşeden birçok defa başkalarının hikayelerini, sorunlarını, yaşanmışlıklarını, mağduriyetlerini dinlediniz.

Bu köşeden birçok defa başkalarının hikayelerini, sorunlarını, yaşanmışlıklarını, mağduriyetlerini dinlediniz.

Bugünkü konu "ben" oluyorum.

Yaşadıklarımı tarihe not düşebilmek ve kamuoyunun doğru bilgilendirmesi adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bilindiği üzere Libya hükümetiyle imzaladığımız anlaşma sonrasında ülkeye asker gönderme kararı alındı.  Asker gönderme kararının Meclis'te de onaylanmasıyla kamuoyunun en çok merak ettiği soru askerlerimizin sıcak çatışmaya girip girmeyeceğine dairdi. Bilindiği gibi arkasına birçok devletin desteğini de alan Hafter güçleri, Libya'da oldukça etkin bir grup.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Bu konuya ilişkin tarafıma önemli bir istihbarat geldi. TSK bünyesindeki bir albayımız Libya'da şehit olmuş ve Türkiye'ye getirilerek törensiz bir şekilde defnedilmişti. Bu bilginin geldiği yer 1993 yılı Kara Harp Okulu'nda aynı dönem okuyanların kurduğu "1993'lüler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği"ydi… Konuyu doğrulattım, gerçekten de törensiz bir defin vardı.

Ama herhangi bir haber veya paylaşımda bulunmadım, bekledim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu bilginin bana ulaşmasından yaklaşık 3 gün sonra "Libya'da birkaç şehidimiz var" açıklaması yaptı.

Bu resmî açıklama sonrasında 3 gündür beklettiğim şehidimizin bilgisini sosyal medyadan paylaşma ihtiyacı duydum.

Çünkü gazetecinin görevi kamuoyunu bilgilendirmektir.

Törensiz definle ilgili şehidimizin devre arkadaşları kendisini TSK bünyesinde biliyor.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Tüm bu bilgiler doğrultusunda konuyu Twitter hesabımdan paylaştım.

Çok kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştı.

Yeni açılan, isimsiz, kimliksiz hesaplardan tehdit mesajları gelmeye başladı.

"Devletin sınırlarını aşma" diyerek kimisi de sınır çiziyordu.

Mesajların içeriğine baktığımda hepsinin şehidimizle ilgili farklı bir bilgiye sahip olduğunu hissettim.

İşte o andan itibaren önemli bir operasyon başladığını anladım.

SMS onayı olmadan girilemeyen Twitter ve hesabın bağlı bulunduğu Gmail hesabıma izinsiz bir şekilde girildi.

Bu hesaplara girilebilmesi için mutlaka cep telefonuma ihtiyaç duyuluyor.

Ancak tarafıma hiçbir onay kodu (operatör üzerinden) gelmeden bu yasadışı girişler yapılmış.

Tüm şifreler değiştirilmiş, kurtarma e-posta adresi olarak [email protected] @protonmail.com> isimli bir adres kaydedilmiş.

Olayı sabaha karşı fark ettiğimde Twitter hesabımı geri alabilmek için "şifremi unuttum, telefonuma kısa mesaj gönder" seçeneğini işaretledim.

Ancak SMS gelmedi!

Tekrar aynı işlemi yaptım "kurtarma şifreniz telefonunuza gönderildi" denilmesine rağmen telefonuma yine mesaj gelmedi.

Telefonum tamamen işlevsiz hale gelmişti!

Hesaplarımı bir şekilde geri almayı başardım ama ne zamana kadar elimde tutabilirim bilemiyorum.

Hesabıma baktığımda adeta bir mesaj verir gibi sadece şehit albayımızla ilgili yapmış olduğum paylaşımların silindiğine şahit oldum.

Asıl operasyon ise Gmail'e yapılmış.

Gitmiş olduğum harita bilgisinden, Youtube'de izlemiş olduğum videoya kadar Google servisleri ile bağlantılı tüm faaliyetlerim arşivlenerek indirilmiş.

Sanıyorum ki haber kaynaklarım ve elimde başka hangi bilgilerin olduğu merak ediliyor.

Ama beni tanıyamamışlar.

Eğer istenmeyen, uygun olmayan, rahatsız edici bir içerik varsa bana çok rahat bir şekilde ulaşılabilir ve konu açıklanabilirdi.

Yaşananların bu noktaya taşınmasını anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

Son birkaç gündür hiç olmadığı kadar huzursuz, hiç olmadığım kadar canım sıkkın hissediyorum.

Bilgisayar başına oturduğumda, telefonumu elime aldığımda sanki benimle birlikte 30 kişi o ekranlara bakıyor gibi… Hukuki anlamda biri girişimde bulunsam herhangi bir sonuç alacağımı da sanmıyorum. Ama yapacağım.

Tek amacım, tek gayem bizzat Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan şehit bilgisinin detayını vermek, kamuoyunu bilgilendirmekti.

Konu nerelere taşındı…

Akıl alacak gibi değil.

Bu arada okurlarımdan, takipçilerim ve hiç ummadığım yerlerden aldığım güzel mesajlar, telefonlar için çok teşekkür ederim.

Varlığınız, kuvvet ve güç veriyor. 

Var olun.

Bundan sonra Serenay Sarıkaya-Cem Yılmaz aşkını yazarsam da lütfen bana kızmayın

 

...
Devamını okumak için tıklayın
Vahdet - Vahdet gazetesi köşe yazarları - Batuhan Çolak - Batuhan Çolak'ın son yazısı - Batuhan Çolak'ın son köşe yazısı - Batuhan Çolak'ın yazıları - Batuhan Çolak'ın bugünkü yazısı - Batuhan Çolak'ın bugünkü köşe yazısı - Batuhan Çolak'ın dünkü köşe yazısı - Batuhan Çolak'ın köşe yazısı - Batuhan Çolak'ın dünkü yazısı - Batuhan Çolak'ın tüm köşe yazıları - Batuhan Çolak'ın tüm yazıları - Batuhan Çolak yazıları

Vahdet - Batuhan Çolak Son Köşe Yazıları: