Ne arayan olur, ne soran böyle günlerde.

Ne arayan olur, ne soran böyle günlerde.
Arkadaş bildiklerine tesadüfen denk gelirsin, yahu ben de tam seni arayacaktım, numaranı kaybetmişim filan derler.
Hep aynı palavrayı dinlersin.
Telefonun hiç çalmaz.
Ama faturası gelir.
O hiç sekmez.
Unutmak istersin her şeyi, devlet seni unutmaz.
Belediye de.
Şarapnel gibi yağar faturalar, suratına suratına…
Doğalgaz, elektrik, su, salvo.
Kafanı çıkaramazsın.
Ev sahibi var bi de.
Ondan sıyırsan, apartman yöneticisi var.
Çünkü aidat diye bi şey var.
Parkta yatmıyorsun.
E Suriyeli değilsin ki, masraflarını sayın hükümetimiz ödesin.
Şunu farkedersin aniden, kafana dank eder…
Çalışırken bir ay 30 gündür, aheste aheste akar, işsizken bir ay adeta üç gündür, o kadar çabuk gelir aidatlar, faturalar.
Ya da sana öyle gelir.
Ve, şunu da farkedersin aniden… Bir toplum var, işinde gücünde, bir de sen varsın, sen dışardasın, sana ihtiyaç yok, baksana etrafına, sen olmadan da gayet güzel devam edi...
Devamını okumak için tıklayın

Sözcü - Sözcü gazetesi köşe yazarları - Yılmaz Özdil - Yılmaz Özdil'in son yazısı - Yılmaz Özdil'in son köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in yazıları - Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in bugünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in tüm köşe yazıları - Yılmaz Özdil'in tüm yazıları - Yılmaz Özdil yazıları