Ekrem İmamoğlu'yla Binali Yıldırım'ın programı üç saat değil, üç gün de sürseydi, şu an ne düşünüyorsanız, gene onu düşünecektiniz.

Ekrem İmamoğlu'yla Binali Yıldırım'ın programı üç saat değil, üç gün de sürseydi, şu an ne düşünüyorsanız, gene onu düşünecektiniz.

“Yankı odası” etkisidir bu.

Mesela, son saniyede bir sorun çıksaydı, program iptal edilseydi…
Yandaş gazeteler ertesi sabah gene “Binali Yıldırım çok başarılıydı, Ekrem İmamoğlu fena ezildi” manşetleriyle çıkardı!
Çünkü ertesi sabah okuduğunuz yandaş gazetelerin manşetleri programdan çok önce, program başlamadan önce atıldı bile.

Tıpkı Chp yanlısı yazarların hepsinin ertesi sabahki yazılarında Ekrem İmamoğlu'nu beğenmiş olacakları gibi.

Kutuplaşma, ötekileştirme üzerine inşa edilen yeni medya çağının bulaşıcı hastalığıdır “yankı odası.”

İnsanlar artık, kendisi gibi düşünen gazeteleri okuyor, kendisi gibi düşünen televizyonları seyrediyor, sosyal medyada kendisi gibi düşünen insanları takip ediyor, sonra da, kendisi gibi düşünen insanların düşüncelerini kendi sosyal me...
Devamını okumak için tıklayın

Sözcü - Sözcü gazetesi köşe yazarları - Yılmaz Özdil - Yılmaz Özdil'in son yazısı - Yılmaz Özdil'in son köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in yazıları - Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in bugünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in tüm köşe yazıları - Yılmaz Özdil'in tüm yazıları - Yılmaz Özdil yazıları