Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük ismiydi.

Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük ismiydi.
Taçsız Kral'dı.
İnsanlar, çocuklarına onun adını koyuyordu.

Gol attığı zaman bile ölçülü sevinirdi.
Takım arkadaşları koşarak sarılmaya geldiğinde “abartmayın” diye uyarırdı.
“Rakip takımdakiler de bizim arkadaşımız, ayıp olur” derdi.

Para'ya buruşturulmuş kağıt mendil kadar bile değer vermezdi.
Bir akşam, sahibi olduğu Gol Pub'dan hasılatı almış, her zaman yaptığı gibi gazete kağıdına sarmış, ceketinin cebine koymuş, Kordon'da arkadaşlarıyla oturuyordu.
Bir delikanlı yaklaştı, eğildi kulağına, bir şeyler söyledi.
Metin dinledi, hiç cevap vermeden çıkardı cebindeki kağıda sarılı para tomarını, delikanlıya verdi.
Delikanlı “sağol abi” dedi, yürüdü gitti.
Arkadaşları meraklandı, kimmiş?
“Bilmiyorum” dedi.
Tanımıyor musun?
“Tanımıyorum” dedi.
E birader niye verdin onca parayı?
“Ne yapayım, ihtiyacı varmış çocuğun” dedi.

Hep böyleydi… Hiç tereddütsüz...
Devamını okumak için tıklayın

Sözcü - Sözcü gazetesi köşe yazarları - Yılmaz Özdil - Yılmaz Özdil'in son yazısı - Yılmaz Özdil'in son köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in yazıları - Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in bugünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in köşe yazısı - Yılmaz Özdil'in dünkü yazısı - Yılmaz Özdil'in tüm köşe yazıları - Yılmaz Özdil'in tüm yazıları - Yılmaz Özdil yazıları