Corona virüsü tehdidinin ardından Avrupa'daki tüm liglerin ertelenmesi, haklı olarak ülkemizdeki futbolcuları da tedirgin etmiş. Tüm dünya ve ülkemiz teyakkuz halindeyken, futbolun ne anlamı var! Sahaya çıkan futbolcunun kafasında eşi, çocukları, ailesi ve ülkesini tedirgin eden böyle uluslararası bir kriz yaşanırken üstüne bomboş tribünler önünde futbolcular ne verebilir ki! Futbolu bu kadar ciddiye almayın. Hayat futboldan çok daha önemli. Bunu artık anlayın. Evet ülkemizdeki vaka sayısı yok denecek kadar az ama risk almaya değer mi?

Corona virüsü tehdidinin ardından Avrupa'daki tüm liglerin ertelenmesi, haklı olarak ülkemizdeki futbolcuları da tedirgin etmiş. Tüm dünya ve ülkemiz teyakkuz halindeyken, futbolun ne anlamı var! Sahaya çıkan futbolcunun kafasında eşi, çocukları, ailesi ve ülkesini tedirgin eden böyle uluslararası bir kriz yaşanırken üstüne bomboş tribünler önünde futbolcular ne verebilir ki! Futbolu bu kadar ciddiye almayın. Hayat futboldan çok daha önemli. Bunu artık anlayın. Evet ülkemizdeki vaka sayısı yok denecek kadar az ama risk almaya değer mi?

Mecburen maça dönelim… Tatsız, tuzsuz ve de ruhsuz bir maçı yazmak da kolay değil. Beşiktaş'ta Sergen Yalçın'ın Galatasaray'a karşı yaptırdığı tam saha pres ilk yarıda etkisini fazlasıyla gösterdi. Topla çıkmakta zorlanan sarı-kırmızılı takım çokça top kaybetti. Daha disiplinli ve ne yapmak istediğini bilen taraf Beşiktaş'tı. Fatih Terim ise Belhanda tercihiyle koca bir 45 dakikayı heba etti. Galatasaray'ın en çok asist yapan oyuncusu konumunda...
Devamını okumak için tıklayın