Her yer biraz kısa, biraz dar, biraz basık geliyor. Sanki orada doğmuşsunuz, ailenizin kökleri saraylara dayanıyor gibi.

Her yer biraz kısa, biraz dar, biraz basık geliyor. Sanki orada doğmuşsunuz, ailenizin kökleri saraylara dayanıyor gibi.

 

Ya da orada yaşamaya o kadar korkuyorsunuz ki, adını duyunca ürperiyorsunuz. Sizi orada yiyecekler, kandıracaklar, soyup soğana çevirecekler.

 

Bir şehir düşünün; bazıları oraya gitmek için hayaller kuruyor, bazıları oradan kaçıp gitmek için.

 

*

 

Kimi okul için gelmiş, hala okulda, hayatını burada kurguluyor. Henüz hayatın tüm gerçekleriyle karşılaşmamış, bu şehirde parlak bir gelecek hayali kuruyor.

 

Kimi okuldan sonra kalmış, sabahın kör karanlığında bir plazaya, akşam karanlığında da trafik cenderesine giriyor. Plazada üst katlara çıkacağı günü bekliyor, bu arada hayat gelip geçiyor.

 

Kimi yerini yurdunu geride bırakarak gelmiş, bir şekilde yırtmaya çalışıyor. Kazanma çabası içinde, geceyi gündüzü birbirine katıyor. Yırtmak bir tarafa dursun, gününü zor geçiriy...
Devamını okumak için tıklayın