Üç kişiden biri yaşıyor: Sahtekar sendromu

Tuba Torun

3 Aralık 2019

Ataerkil toplum kadınlara doğduğu an itibariyle o kadar “ikinci cins” muamelesi yapıyor ki, gün geliyor kadınlar ne kadar yetenekli, başarılı ve zeki olurlarsa olsunlar kendilerine “lider” sıfatını içten içe yakıştıramadıkları için kendilerini mücadele sahasından geri çekiyorlar. Bize hep soruyorlar ya, "Niçin hiç kadın mucit, bilim insanı ya da şu bu yok?" diye, işte tam olarak bu yüzden.

Ataerkil toplum kadınlara doğduğu an itibariyle o kadar “ikinci cins” muamelesi yapıyor ki, gün geliyor kadınlar ne kadar yetenekli, başarılı ve zeki olurlarsa olsunlar kendilerine “lider” sıfatını içten içe yakıştıramadıkları için kendilerini mücadele sahasından geri çekiyorlar. Bize hep soruyorlar ya, "Niçin hiç kadın mucit, bilim insanı ya da şu bu yok?" diye, işte tam olarak bu yüzden.

National Geographic Türkiye’nin “Türkiye’de Kadın/200 Yıllık Mücadelenin Öyküsü” başlıklı kasım sayısı çok başarılıydı. 25 Kasım (Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü) ve hemen akabindeki 5 Aralık (Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanındığı gün) şerefine olsa gerek takdire şayan bir çalışma ortaya koymuşlar, emeklerine sağlık. Derginin bir bölümünde Imposter Sendromu’ndan bahsediliyor ve örnekler veriliyor. Doğrusu zaman zaman benim de hissettiğim şeyin adının Imposter Sendromu olduğunu bilmiyordum. Öğrenince hem rahatladım hem de biraz araştırınca üç kişi...
Devamını okumak için tıklayın