Dava, duruşma, savunma trendine kapılmak ve adalet nostaljisi

Ayşen AKSAKAL

10 Aralık 2017

Bir zamanlar popüler olan her şeye alerjim vardı. Gençliktenmiş, toyluktan. Ne gişe rekorları kıran filmlere giderdim ne de çok satan kitapları okurdum. Hep bir alternatif arayışında, uzun ve durağan festival filmler, bazı cümleleri başa dönüp birkaç kere okumak gereken, altı çizili teorik kitaplar, teorik kitabın çok daha karmaşık farklı eleştirileri derken bir de baktım ben artık bir aydan önce bitiremiyorum bir kitabı ve izlediğim filmi konuşacağım kimse yok. Tam da o sıralar Wilbur Smith’in bir kitabı geçti elime, başka hiç alternatif olmayan bir yerde. Cep telefonları da yoktu o zamanlar. Bir kaptırdım kitaba tam 3 saatte bitti gitti. Böyle soluk soluğa bir macera. Bir savaş sahnesi anlatmış, aklım ermezdi meydan savaşlarına. Kılıcı düşmana sapladığı andaki hissi anlatıyor. Antimilitarizm propagandası sayılsa yeridir. Hiç girmediğim bir dünyanın kapıları açıldı o zaman. Sonra ön yargılarımı yıktım. Tüm dünyanın beğendiği bir şeyle ilgili fikrim olmaması ne kadar ayıpmış meğer.

Bir zamanlar popüler olan her şeye alerjim vardı. Gençliktenmiş, toyluktan. Ne gişe rekorları kıran filmlere giderdim ne de çok satan kitapları okurdum. Hep bir alternatif arayışında, uzun ve durağan festival filmler, bazı cümleleri başa dönüp birkaç kere okumak gereken, altı çizili teorik kitaplar, teorik kitabın çok daha karmaşık farklı eleştirileri derken bir de baktım ben artık bir aydan önce bitiremiyorum bir kitabı ve izlediğim filmi konuşacağım kimse yok. Tam da o sıralar Wilbur Smith’in bir kitabı geçti elime, başka hiç alternatif olmayan bir yerde. Cep telefonları da yoktu o zamanlar. Bir kaptırdım kitaba tam 3 saatte bitti gitti. Böyle soluk soluğa bir macera. Bir savaş sahnesi anlatmış, aklım ermezdi meydan savaşlarına. Kılıcı düşmana sapladığı andaki hissi anlatıyor. Antimilitarizm propagandası sayılsa yeridir. Hiç girmediğim bir dünyanın kapıları açıldı o zaman. Sonra ön yargılarımı yıktım. Tüm dünyanın beğendiği bir şeyle ilgili fikrim olmaması ne kadar ayıpmış meğer....
Devamını okumak için tıklayın

Evrensel - Evrensel gazetesi köşe yazarları - Ayşen AKSAKAL - Ayşen AKSAKAL'ın son yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın son köşe yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın yazıları - Ayşen AKSAKAL'ın bugünkü yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın bugünkü köşe yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın dünkü köşe yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın köşe yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın dünkü yazısı - Ayşen AKSAKAL'ın tüm köşe yazıları - Ayşen AKSAKAL'ın tüm yazıları - Ayşen AKSAKAL yazıları

Evrensel - Ayşen AKSAKAL Son Köşe Yazıları: