Eren Aysan Dünkü Köşe Yazısı

:825
Bitmeyen acı...
2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta bir ortaçağ katliamında babam şair Dr. Behçet Aysan’ı kaybettim. Bu ülke de geleceğini! Yirmi dokuz sene sonra bugün, adalet, mafya, uyuşturuc...

Bizi durmadan öldürüyorsunuz, bayım!
Cemal Süreya, o hiç aklımızdan çıkmayan şiiri Üvercinka’da, aşkı önceleyerek “Böylece bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar/ zaten bizi sabahtan akşama kadar kur...

Çölleşme...
Camillo Jose Cela’nın “On Bir Futbol Öyküsü” kitabından aklımda ellenmeden duran epigraflardan biridir: “Ölüm yaşlıları evlerinin önünde, gençleri ise pusuda bekler.” Öyl...

:94
Adaletsiz dünya
Birhan Keskin’in bir dizesi var: “İçimi açtım sana/ içimi açasın diye...” Yazı başına her oturuşum bir anlamda içimi dökmeye dönüşüyor. Son zamanlarda her satırın peşinde...

:27
Linç ve yaşam...
Barış Bıçakçı’nın “Tarihi Kırıntılar” romanında bir şairin arkasından sırra kadem basan Meral’in hikâyesi çıkar karşımıza. Can ise kız kardeşini ararken edebiyatla haşır ...

:17
Çiçek atın yeter!
Haldun Taner, “Sansür Üzerine” adlı yazısını kaleme aldığında yıl 1962’ydi. Sansürü aynı zamanda sanata yapılan bir saldırı olarak nitelendiriyor; “Her devirde sansür, ul...

:114
Öyle bir Ahmet Say ki...
Cahit Sıtkı Tarancı’nın zaman zaman mırıldandığım dizeleridir: “Bilmem ki hatıralar / Ne istersiniz benden / Gelir gelmez sonbahar?” Oysa çiçekler ağaçta, yaz kapıda... A...

:107
Güzel dünya düşleri…
Orhan Kemal’in “Bereketli Topraklar zerinde” romanında, üç kafadar, Yusuf, Pehlivan Ali ve Hasan, Çukurova’ya doğru kıvrılarak yol alan trenin penceresinden meraklı gözle...

:47
Muhbir...
Brecht, gazete kupürleri ve görgü tanıklarının ifadelerinden yola çıkarak kaleme aldı “Faşizmin Korku ve Sefaleti”ni... İyi biliyordu ki Nazi Almanyası’nda hiçbir şey olm...

:108
Yaşasın Yirmi Üç Nisan!
Orhan Kemal’in “Çikolata” öyküsünde bir şekerci vitrini önünde üç çocuk... Abla-kardeş ile yoğurtçunun kızı... Abla, berbere götürdüğü kardeşine çikolata almayı teklif ed...

:135
Yalan dünyasının yalancıları
Anı kitapları aynı zamanda yazarın yaşadığı çağın öyküsünü verir. Stefan Zweig savaş yıllarında, yabancı bir memlekette, elinde hiçbir yardımcı belge olmadan kaleme aldığ...

Aymazlık
İlya Ehrenburg, “Paris Düşerken” romanında, Mıchaud, Denise, Andre, Lucien, Pierre, Agnès gibi birbirinden müthiş karakterleriyle Vichy Hükümeti dönemini anlatma çabasına...

:18
Dünya Tiyatro Günü’nü hatırlamak!
Ahmet Muhip Dıranas, kanımca bu topraklarda yazılan en kıymetli şiirlerden biri olan “Olvido”yu, “Ey unutuş, kurtar bu gamlardan beni...” diyerek bitirir. Unutmayı isteme...

:181
Mersin Şehir Tiyatrosu
1960’lı yıllarda Fransa’da Rene Maheu, kültür politikaları kavramını, 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Bildirgesi’nin 27. maddesindeki kültür hakları kavramına day...

Bahar gelecek elbette...
Üçüncü cemre düştü derken kış yeniden bastırdı. Mart ayının güzel yüzünü göremeden kar düştü bahçelere. Salgının, fukaralığın, adaletsizliğin, kıyımın üstünü bembeyaz bir...

:126
Tarihsel aptallık ve ikiyüzlülük
Edebiyat sahnesinde genç bir yazar olarak zirveye tırmanmak üzereydi. Bir anda her şey altüst oldu. Devlet düzenini yıkma suçundan yargılandı. Kendini Sibirya’da kürek ce...

Dirençli kadınlarla yan yana...
André Malraux’nun, o olağanüstü romanında, “Umut”ta, İspanyol İç Savaşı üzerinden faşizmin ne olduğu anlatılırken direnişçilerin zihninde bir imge olan geçmiş bizi sarar....

Şairin ölümü…
Pazar günü öğleden sonra Zeynep (Altıok) aradı; Salih’in bizi terk ettiğini haber verdi. Onunla gözyaşları içinde konuşurken çocukluğum, ilk gençliğim, üniversite yılları...

‘Açlık ordusu yürüyor!’
Memleketin dört bir yanından çığlıklar yükseliyor. Sosyal medyada elektrik, doğalgaz faturasını paylaşan paylaşana... Ödenmesi güç faturalar, yoksulluğun kapkara resmi......

Kanlı bir oyun
İstanbul’un göbeğinde beş yıl arayla aynı balık lokantasında cinayet işleniyor. Öldürülen avukat, tanınan bir sunucunun eşi olduğu için bir kısım basın, işin magazin kısm...