Dahili ve harici

Zafer Arapkirli

2 Ekim 2020

Rejimin, adeta bire bir “ruhunu” yansıtırcasına, “Milli iradenin tecelligâhı”nın duvarına dev bir portresini asmışlardı “Tek Adam”ın. Bir de “Riyaset”in armasını, yani Cumhurbaşkanlığı forsunu.

Rejimin, adeta bire bir “ruhunu” yansıtırcasına, “Milli iradenin tecelligâhı”nın duvarına dev bir portresini asmışlardı “Tek Adam”ın. Bir de “Riyaset”in armasını, yani Cumhurbaşkanlığı forsunu.

Sadece bu jest bile yeni rejimin muhtevasını, yani “Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” şiarının reddini tescil etmekteydi. Bir yandan, o çatı altında temsil edilen bir siyasi partinin liderini kürsüye çıkarıp konuştururken, diğer partilerin lider ve üyelerini konser veya konferans “dinleyicisi” konumuna düşürmenin garabeti, diğer yandan da o konuşmanın hemen her yerinde kendi kendini tekzip eden bir zihniyetin “Kayıtsız şartsız hâkimiyetini” simgeleyen bir temsildi dün Ankara’da oynanan.

Tek Adam, kürsüde “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, Meclisimizin de kendi alanına yönelmesine imkân sağlamıştır” derken, bu “kendi alanı” kavramından neyi kastettiğini pek açıklamasa da ima etmek istediği şey belliydi. Bir zamanlar gerçekten “Milli İrade’nin Tecelligâhı” (bu ifade bizzat C...
Devamını okumak için tıklayın

Cumhuriyet - Cumhuriyet gazetesi köşe yazarları - Zafer Arapkirli - Zafer Arapkirli'nin son yazısı - Zafer Arapkirli'nin son köşe yazısı - Zafer Arapkirli'nin yazıları - Zafer Arapkirli'nin bugünkü yazısı - Zafer Arapkirli'nin bugünkü köşe yazısı - Zafer Arapkirli'nin dünkü köşe yazısı - Zafer Arapkirli'nin köşe yazısı - Zafer Arapkirli'nin dünkü yazısı - Zafer Arapkirli'nin tüm köşe yazıları - Zafer Arapkirli'nin tüm yazıları - Zafer Arapkirli yazıları