(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Topraktı her yer, ziftle yapılan karayolu şehir içine girmemiş, bir parka taşlı yol bile yoktu. Taştandı cadde, şehrin ortasından geçiyordu, aşağıdan sessiz mavi bir ırmak akıyordu, Munzur diye. Şehir, top sahası, toz içindeydi, dönemin siyasal düşünceleri toz bulutu içindeydi; üç dünya teorisinden halk savaşına, suni dengeden milli demokratik devrime.

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Topraktı her yer, ziftle yapılan karayolu şehir içine girmemiş, bir parka taşlı yol bile yoktu. Taştandı cadde, şehrin ortasından geçiyordu, aşağıdan sessiz mavi bir ırmak akıyordu, Munzur diye. Şehir, top sahası, toz içindeydi, dönemin siyasal düşünceleri toz bulutu içindeydi; üç dünya teorisinden halk savaşına, suni dengeden milli demokratik devrime.
Sabahları Kırmancki dualarla uyanan, sokakta aynı dilde küfürlerle oynayan, Türkçe’ye siyah önlüklere bürünme zamanı geldiğinde ancak ısınan çocuklar, bakkal dükkanlarından alıyordu okul malzemelerini. Bıyıkları sararmış, köyden yeni gelmiş, esmer yüzlü köylü adamlar, kocaman nasırlı elleriyle, beyaz uzun gofret kutularının yanındaki rafların arkasından nazikçe indirip -sanki bir bildiriymiş gibi- ucuz sarı çizgisiz kağıtları çocuklara veriyordu. Çocuklar -hep gülen yüzleriyle- yalnızca şekilleri değil hayallerini de bu sarı kağıtlar üstüne çiziyor, ince defterlere ilk ha...
Devamını okumak için tıklayın

Birgün - Birgün gazetesi köşe yazarları - Hüseyin Aygün - Hüseyin Aygün'ün son yazısı - Hüseyin Aygün'ün son köşe yazısı - Hüseyin Aygün'ün yazıları - Hüseyin Aygün'ün bugünkü yazısı - Hüseyin Aygün'ün bugünkü köşe yazısı - Hüseyin Aygün'ün dünkü köşe yazısı - Hüseyin Aygün'ün köşe yazısı - Hüseyin Aygün'ün dünkü yazısı - Hüseyin Aygün'ün tüm köşe yazıları - Hüseyin Aygün'ün tüm yazıları - Hüseyin Aygün yazıları