Risale-İ Nur'dan

:4
Emr-i İlâhîye uymakta büyük bir lezzet var
(Dünden devam) Hem en zâhir bir delil dahi, horoz ve yavrulu tavuk gibi hayvanatın vazifelerinde gösterdikleri fedakârâne ve merdane vaziyetleridir ki, horoz aç ol...

:24
Hizmetin mükâfatı hizmet içinde derc edilmiş
Ey sa’y ve ameldeki lezzet ve saadeti bilmeyen tembel insan! Bil ki, Cenab-ı Hak, kemal-i kereminden, hizmetin mükâfatını hizmet içinde derc etmiştir. SEKİZİNCİ NO...

:21
Fâsıkların çokluğuna bakıp aldanma
Fâsıkların kesretine bakıp aldanma ve “Ekseriyetin efkârı benimle beraberdir” deme! Çünkü fâsık adam, fıskı isteyerek ve bizzat talep edip girmemiş; belki içine düşmüş, ç...

:22
İlimlerin en büyüğü, iman ilmi
İman, yalnız icmâlî ve taklidî bir tasdike münhasır değil; bir çekirdekten tâ büyük hurma ağacına kadar ve eldeki âyinede görünen misalî güneşten tâ deniz yüzündeki aksin...

:24
Meşgul olduğumuz vazife, her meseleden daha büyük
[Bir suale mecburî cevabın tetimmesidir.] Aziz, Sıddık Kardeşlerim! Bu yaz mevsimi, gaflet zamanı ve derd-i maişet meşgalesi hengâmı ve şuhur-u selâsenin ço...

:24
Takvada, ihlâsta, sadâkatte çalışmak gerektir
Lâtif ve manidar ve beşaretli iki hâdiseyi beyan ediyorum: • Birincisi: Me’yusâne bir hatıradan müjdeli bir ihtar. Bugünlerde hatırıma geldi ki hayat-ı içti...

:41
Şahsî makamlara değil; vazifeye, hizmete bakmalısınız...
[EHEMMİYETLİDİR] [Risale-i Nur Talebelerinden bir kısım kardeşlerimin, benim haddimin çok fevkinde hüsn-ü zanlarını ve ifratlarını ta’dil etmek için ihtar edilen b...

:32
Kıymet ve ehemmiyet, adet çokluğunda değil
ALTINCI NOTA Ey kâfirlerin çokluklarından ve onların bazı hakaik-ı imaniyenin inkârındaki ittifaklarından telâşa düşen ve itikadını bozan bîçare insan! Bil ...

:16
İbadet; dünya ve ahiret saadetine vesiledir
İbadet dünya ve ahiret saadetlerine vesile olduğu gibi, meaş ve meade, yani dünya ve ahiret işlerini tanzime sebeptir ve şahsî ve nev’î kemalâta vasıtadır. Mukadde...

:12
İnsanın “eşref-i mahlûkat” ünvanı almasının sırrı...
İnsan, küre-i arzda istediği gibi tasarruf eden bir halifedir. Hatta sema-i dünyada dahi aklıyla çalışıyor ve küçüklüğüyle, zaafiyetiyle beraber, harika tasarrufat-ı acîb...

:16
Ölümün ikazıyla gaflet perdesi parçalanıyor
(Dünden devam) İşte, felsefe-i sakîme-i Avrupaiyeden yekçeşm olan dehasının yanlış gördüğü hakikatleri, iki cihana bakan, gayb-âşinâ parlak iki gözüyle iki âleme n...

:26
Kur’ân, insanı mu’cizâne terbiye ediyor
(Dünden devam) Hem felsefe-i sakîmenin şakirdleriyle Kur’ân-ı Hakîm’in tilmizlerinin hamiyetkârlık ve fedakârlıklarını bununla muvazene edebilirsiniz.  Şöyl...

:30
Cenneti dahi gaye-i ibadet yapmamak
(Dünden devam) Ey ikinci, bozuk Avrupa! (...) Her bir zîhayat, senin şakirdlerin nazarında zalimlerin hücumuna maruz, miskin birer musîbetzededirler. Dünya ...

:30
Hayat bir cidal değil, yardımlaşmadır
(Dünden devam) Ey ikinci, bozuk Avrupa! Senin çürük ve esassız esaslarının bir kısmı şunlardır ki: “En büyük melekten en küçük semeğe kadar her bir zîhayat kendi n...

:20
İki cihanın saadetine giden yol
(Dünden devam) İkinci yol ki, Kur’ân-ı Hakîm hidayetiyle beşere hediye etmiştir, şöyledir: Görüyoruz ki, o yolun her menzilinde, her mekânında, her şehrinde...

:22
Yalancı bir Cennet içinde Cehennemî bir azap
Acaba zâil, yalancı bir Cennette cismi bulunan ve kalbi, ruhu Cehennemde azap çeken bir insana mes’ud denilebilir mi? Ey küfür ve küfranı dağıtıp neşreden bedbaht ...

:22
Kendi kıyametin her vakit kopabilir
Aklını başına al. Sen ve hususî dünyan, daimî zeval ve fenâ darbesine maruzsunuz... Her dakika senin başına yıkılacak ve senin kıyametin kopacak bir vaziyettedir. ...

:24
Küre-i arz, emir tahtında depreniyor
On Dördüncü Sözün Zeyli “• Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır. • Ve yeryüzü bütün ağırlıklarını dışarı çıkarır. • Ve insan “Ne oluyor buna?” der. • O ...

:34
Hakka hizmet, ağır bir defineyi taşımak gibidir
Eski arkadaşlarımızdan bir adamın, bir adama karşı adaveti vardı. O adamın yanında senakârâne onun düşmanı amel-i salihle, hatta velâyetle tavsif edildi. O adam kı...

:44
Fânî olana kalbi bağlamak, kâr-ı akıl değil!
BİRİNCİ NOTA Kendi nefsime hitaben demiştim: Ey gafil Said! Bil ki, şu âlemin fenâsından sonra sana refakat etmeyen ve dünyanın harabıyla senden müfarakat eden bir...